Tren İstasyonundaki Kayıp Bilet Masalı

Ege, dedesiyle tren yolculuğuna çıkacağı gün biletini kaybeder. Dedesiyle birlikte sakin kalıp ipuçlarını takip ederek istasyonun farklı bölümlerinde biletini arar. Arama sırasında başkasına ait bir bileti görevliye teslim eder ve sonunda kendi biletini bulur. Böylece dikkatli, sabırlı ve yardımsever olmanın önemini öğrenir.

Tren İstasyonundaki Kayıp Bilet

Ege, o sabah heyecandan erkenden uyanmıştı. Çünkü dedesiyle birlikte ilk kez uzun bir tren yolculuğuna çıkacaktı.

Pencereden dışarı baktığında güneş yeni doğuyordu. Gökyüzündeki bulutlar, yavaşça ilerleyen beyaz trenlere benziyordu.

Ege hemen çantasını kontrol etti.

Kırmızı şapkası yerindeydi.

Küçük dürbünü yerindeydi.

Resim defteri ve boya kalemleri de yerindeydi.

“Macera çantam hazır!” dedi sevinçle.

Dedesi kapıdan seslendi:

“Haydi küçük yolcu! Tren bizi beklemez.”

Ege, dedesinin elini tutarak evden çıktı.

Bir süre sonra büyük tren istasyonuna geldiler. İstasyonda her yer hareketliydi. Tekerlekli valizler yerde tıkır tıkır ilerliyor, görevli düdükleri ötüyor ve hoparlörden trenlerin hareket saatleri duyuruluyordu.

Ege hayranlıkla çevresine baktı.

“Dede, burası kocaman bir şehir gibi!”

Dedesi gülümsedi.

“Tren istasyonlarında her yolculuğun ayrı bir hikâyesi vardır.”

Ege ile dedesi, istasyonun içindeki büyük saate baktılar. Trenlerinin hareket etmesine yarım saat vardı.

Dedesi cebinden iki bilet çıkardı.

“Biletlerimiz burada,” dedi.

Biletlerden birini Ege’ye verdi.

“Bunu dikkatlice çantanın ön gözüne koy.”

Ege bileti aldı. Üzerindeki tren resmine, numaralara ve yazılara baktı.

“Benim ilk tren biletim!” dedi.

Sonra bileti çantasına koyduğunu düşünerek fermuarı kapattı.

Tam o sırada istasyonun diğer ucundan rengârenk balonlar taşıyan bir satıcı geçti. Balonlardan biri, mavi bir balina şeklindeydi.

Ege başını kaldırıp balona bakarken omzundaki çanta hafifçe yana kaydı.

Fakat bunu fark etmedi.

Bir süre sonra dedesiyle birlikte bekleme salonuna gittiler. Oturacakları koltukları bulunca dedesi:

“Biletimizi bir kez daha kontrol edelim,” dedi.

Ege çantasının ön gözünü açtı.

Elini içeri soktu.

Defter vardı.

Kalemler vardı.

Küçük dürbün vardı.

Ama bilet yoktu.

Ege diğer gözleri de açtı.

“Biletim burada değil!”

Dedesi telaşlanmadan Ege’nin yanına eğildi.

“Önce sakin olalım. En son bileti nerede gördüğümüzü düşünelim.”

Ege gözlerini kapattı.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Elma Kabuklarının Gizli Bahçesi Masalı

“Bileti girişte bana vermiştin. Sonra çantama koydum. Sonra… balina şeklindeki balona baktım.”

“Güzel,” dedi dedesi. “Öyleyse geçtiğimiz yolu birlikte kontrol edeceğiz. Ama yanımdan hiç ayrılmayacaksın.”

Ege başını salladı.

İkisi birlikte bekleme salonundan çıkıp giriş kapısına doğru yürümeye başladılar.

Ege yere dikkatlice bakıyordu.

Bir bankın altında beyaz bir kâğıt gördü.

“İşte biletim!”

Hemen eğildi ama kâğıdın üzerinde bir alışveriş listesi yazıyordu:

Ekmek, peynir, elma ve süt.

“Bu bilet değilmiş,” dedi Ege.

Yürümeye devam ettiler.

Biraz ileride elinde süpürge olan istasyon görevlisini gördüler.

Ege kibarca sordu:

“Affedersiniz, yerde küçük bir tren bileti gördünüz mü?”

Görevli düşündü.

“Bir bilet görmedim ama az önce rüzgârın küçük bir kâğıdı gazete büfesine doğru sürüklediğini gördüm.”

Ege’nin gözleri parladı.

“İlk ipucumuz bu!”

Dedesiyle birlikte gazete büfesine gittiler. Büfenin önünde gazeteler, dergiler ve renkli kartpostallar vardı.

Ege rafların altına baktı. Yerde küçük, beyaz bir kâğıt duruyordu.

Kâğıdı dikkatlice aldı.

Fakat bu, üzerinde gülen bir güneş resmi bulunan bir çıkartmaydı.

“Yine değil,” dedi Ege.

Büfeci teyze onları görünce:

“Bir şey mi arıyorsunuz?” diye sordu.

Ege kaybolan biletini anlattı.

Büfeci teyze başını salladı.

“Az önce küçük, beyaz bir kâğıt buraya kadar uçtu. Sonra kırmızı valiz taşıyan birinin ayağına takıldı. Kâğıt, valizin tekerleğiyle peronlara doğru sürüklendi.”

Ege heyecanlandı.

“İkinci ipucu! Kırmızı valiz!”

Dedesi, peronlara yalnızca bilet kontrolünden sonra girilebildiğini hatırlattı.

“Önce görevliye durumu anlatalım.”

Bilet kontrol noktasındaki görevli, Ege’yi dikkatle dinledi.

“Dedenin bileti var. Siz birlikte olduğunuz için kayıp biletinizi aramanıza yardım edebiliriz,” dedi.

Sonra telsizinden başka bir görevliye haber verdi.

Ege ile dedesi, görevlinin yanında perona doğru ilerlediler.

Peronda birçok insan vardı. Sarı, mavi, siyah ve kırmızı valizler yan yana duruyordu.

Ege etrafına baktı.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Ali Baba ve Kırk Haramiler

“Bu kadar çok kırmızı valiz arasından hangisini bulacağız?”

Dedesi gülümsedi.

“İyi bir maceracı yalnızca bakmaz, ayrıntıları da fark eder.”

Ege kırmızı valizleri dikkatle incelemeye başladı.

Birinin üzerinde yeşil bir kurdele vardı.

Birinin üzerinde yıldız çıkartmaları bulunuyordu.

Bir diğerinin sapına küçük bir oyuncak ayı bağlanmıştı.

Tam o sırada yerde ince bir kâğıt izi gördü. Kâğıdın bir köşesi, bankın altından görünüyordu.

Ege koşmak istedi ama dedesi elinden tuttu.

“Peronda koşmuyoruz. Güvenli bir şekilde yürüyelim.”

Ege hızlı adımlarla bankın yanına gitti.

Eğilip kâğıdı çıkardı.

Bu kez gerçekten bir tren biletiydi.

“Buldum!” diye bağırdı.

Fakat bilete dikkatlice bakınca yüzündeki gülümseme kayboldu.

Biletin üzerinde başka bir isim yazıyordu.

“Bu benim biletim değil.”

Yanlarındaki görevli bilete baktı.

“Bu bilet, başka bir yolcuya ait. Onu danışmaya teslim edelim.”

Ege biraz üzülmüştü ama bileti görevliye verdi.

“Belki sahibi de onu arıyordur.”

Dedesi Ege’nin omzuna dokundu.

“Doğru olanı yaptın. Maceracılar yalnızca kendi işlerini çözmez, başkalarına da yardım eder.”

O sırada yanlarından küçük bir kız ve annesi geçti. Kızın elinde mavi balina şeklinde bir balon vardı.

Ege birden durdu.

“Dede! Ben bu balona bakarken çantam yana kaymıştı.”

Baloncu satıcının durduğu yeri hatırladı. Orası, istasyon girişindeki büyük sütunun yanındaydı.

“Belki bilet orada düşmüştür!”

Hep birlikte yeniden giriş bölümüne gittiler.

Büyük sütunun çevresine baktılar ama yerde hiçbir şey yoktu.

Ege sütunun arkasına geçtiğinde küçük bir serçenin yerdeki ince bir kâğıdı gagalamaya çalıştığını gördü.

“Bakın!”

Serçe, kâğıdı gagasıyla kaldırdı. Kâğıt bir an havalandı ve yakındaki çiçek saksısının arkasına düştü.

Ege yavaşça saksının yanına gitti.

Serçeyi korkutmadan bekledi. Kuş uçup gidince saksının arkasındaki kâğıdı aldı.

Üzerinde tren resmi vardı.

Vagon numarası yazıyordu.

Koltuk numarası yazıyordu.

Ve en önemlisi, Ege’nin adı yazıyordu.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  İkramın Bereketi

“Biletim!”

Ege bileti iki eliyle sıkıca tuttu.

Dedesi gülerek:

“Macera başarıyla tamamlandı,” dedi.

İstasyon görevlisi de Ege’yi kutladı.

“İpuçlarını dikkatle takip ettin, büyüklerinden ayrılmadın ve bulduğun diğer bileti sahibine ulaştırdın.”

Ege, biletini bu kez çantasının fermuarlı iç cebine koydu. Fermuarı kapattıktan sonra iki kez kontrol etti.

Biraz sonra trenin kalkış düdüğü duyuldu.

Ege ile dedesi vagonlarına bindiler ve koltuklarına oturdular. Tren yavaşça hareket etmeye başladığında Ege pencereden istasyona baktı.

“Dede, yolculuğumuz başlamadan önce bile bir macera yaşadık.”

Dedesi güldü.

“Bazen en güzel maceralar, hiç beklemediğimiz anda başlar.”

Ege çantasındaki bileti bir kez daha kontrol etti.

Sonra küçük dürbününü çıkararak pencereden dışarı baktı.

Tren ilerliyor, ağaçlar geride kalıyor ve önlerinde yepyeni yollar uzanıyordu.

Ege gülümsedi.

Çünkü artık iyi bir maceracının yalnızca cesur değil; dikkatli, sabırlı ve yardımsever olması gerektiğini biliyordu.

Tren İstasyonundaki Kayıp Bilet Masalı İle İlgili Pedagojik Formatta Soru Cevap Bölümü

Bu Tren İstasyonundaki Kayıp Bilet Masalındaki soru-cevaplar çocukların hikâyeyi daha iyi anlamasını, karakterlerin davranışlarını değerlendirmesini ve güvenli davranış alışkanlığı kazanmasını destekler.

Soru 1: Ege, biletini bulmak için ne yaptı?

Cevap: Ege paniğe kapılmak yerine dedesiyle birlikte son geçtiği yerleri düşündü, ipuçlarını takip etti ve dikkatlice aramaya devam etti.

Soru 2: Ege, kendisine ait olmayan bileti bulunca neden görevliye verdi?

Cevap: Çünkü bilet başka bir yolcuya aitti. Ege, başkasının eşyasını sahibine ulaştırmanın doğru ve yardımsever bir davranış olduğunu biliyordu.

Evet, Tren İstasyonundaki Kayıp Bilet Masalı adlı masalımızda burada bitti. Sizde Tren İstasyonundaki Kayıp Bilet masalı gibi Macera Hikayeleri yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk Tren İstasyonundaki Kayıp Bilet masalı gibi masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz.

masal gonder

MasalAbi

Masal Abi Olarak Çocuklarıma Okumayacağım Hiçbir Masalı Evlatlarınıza Okumayacağımdan Emin Olabilirsiniz. Bende Bir Baba Olarak Kendi Evlatlarıma Okumadığım Hiçbir Masalı Sizlere Sunmuyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu